Ben bir ay önce 27. kere doğdum
Şimdi ne b*k yiyeceğiz?
Sevgili 20’likler ve 20’lik kalanlar,
Nabersiniz? Ben artık gerçekten ‘late twenties’ dediğimiz 20’lik olmanın son üç senesine girmiş bulunuyorum. Tekrar hatırlayalım: 20’lik olmak yaşta değil, baştadır ama belimin bir tık daha ağrıdığı, tahamül seviyemin bir gıdım azaldığı ve ağzımdan ‘çocuğum dikkatli oynayın,’ gibi cümlelerin çıktığı yeni dönemimde, kendime kimi zaman kontrol dışı 30’luk güncellemesi yüklendiğini hissediyorum.
Yaklaşık bir ay önce 27. yaşımı sevdiğim arkadaşlarımla uzun bir rakı masasında kutladım — zateeen, başka ne beklerdiniz? Herkes en sevdiği meyve olarak giyindi. Ben hurmaydım. Bunun en büyük sebebi kahverengi etek ve üstümü giymek istememdi… Orada 27'ler Kulübü esprileriyle geçen haftama güzel bir final yaptık. İçtik, güldük, eğlendik, langırt oynadık. İdeal bir doğum günüydü.
Nasıl hissediyorum? Kısa cevap gayet iyi. 25’in ağırlığı, 20 yaşın ise yeniliği yok. Pozitife göz kırpan bir nötrlük var üzerimde. ‘Eşek kadar oldum, n’apıyorum ben?’ soruları tabii ki arada beynimde devriyesini yapmıyor değil ama o kadarı da olsun.
25 yaşım sertti. Spesifik bir nedenden dolayı da değil, bir şeyi yarılamanın getirdiği o ağırlık vardı sanırım. Kahvenin yarısına geldikten sonra daha çabuk biter ya; kahve soğur, içimi kolaylaşır ama yarısına gelmişsindir. O farkındalık vardı sanırım — bir şeyin yarısına geldiğime göre sonuna da geleceğimin farkındalığı. Ama işte o gerçekle yüzleşince, dilin daha az yanıyor, kolaylıkla içiyorsun kahveyi. 20’lerimi ortalamak ve 27’ye giriş yapmak öyle hissettirdi sanırım.
Yeni yaşıma girdiğim ilk günlerden birinde trambolinde zıplayan tavşan videolarıyla içim ısındı.
Sonra da bu videonun gerçek olmadığını, AI tarafından yapıldığının haberi çıktı.
İşte AI’ın doğru kullanımı budur!!! Ama fark etmediğim için endişelendim. Bu yaşımda daha uyanık olmak istiyorum…
Bunu yazarken zorlandım, sanırım şu son 1-2 senede deneyimlediğim ‘büyüme’ ve ‘kırılma’yı en son üniversiteye başladığımda yaşamıştım. 26 ve 27 yaşlarımın bana kazandırdıklarını burada saysam bitmez. İşte, aşkta, dostlukta büyüdüm. Kırıldım, yıkıldım, sevindim, çok eğlendim, salak hatalar yaptım, saflığımdan kandırıldım, alttan ala ala dibe battım… Oldu baya bir şey.. Olmaya da devam eder ama sanırım tüm bu ‘şeyleri’ deneyimlerken hoşuma giden, düştüğümde kalkışım hızlandı. Analiz yeteneğim gelişti, doğrularım, yanlışlarım daha sağlam durmaya başladı. Bilmiyorum. İğrençti, güzeldi, her şeydi.
Adettendir, birkaç öğrendiğimi düşündüğüm şeyi de paylaşmak isterim.
Büyümek vedalarla ve kayıplarla gelir. Farkındalığımızın artmasıyla vedalaşmamız gereken şeylerden bahsediyorum. Özgürleştirici ama acı verici oluyor bunlar.
Kabuklarını kırmak, gelişmek, sınırlarını zorlamak kimi zaman can acıtabilir. Ama acı her zaman yanlış yolda olduğun anlamına gelmiyor .
Bazen kimseye mantıklı gelmeyen kararlar senin için en mantıklısı olabilir. Sezgilerine de, mantığına da, güven.
Bazı insanlar var, senin ciğerini biliyorlar. Kimi zaman seni senden daha iyi tanıyorlar. Hayat deneyimleriyle senin göremediklerini daha hızlı görüyorlar. Onlara kulak ver. Güven.
Kalbini yumuşak, çevresindeki sınırlarını sert tut. Kimsenin kalbini, ruhunu değiştirmesine izin verme.
Teflon tava ol. Hiçbir şey yapışmasın üstüne. Aksın gitsin.
Halledeceğiz. Hayırlısı… ( ürün yerleştirmesi yaptım)
Bu hafta da böyleydi. Haftaya başka konularla beraberiz. Bu arada 21 Ağustos’da tatlı bir etkinlik düzenliyoruz. 20’likten bağımsız ama hoşunuza gidebilir belki:
İstanbul’un geçmişini süsleyen sesleri anıyoruz. Bir asır önce dalgalara karışan, rüzgarlarla taşınan şarkılar yine sofralarımızda.
21 Ağustos akşamı hanende ve sazendelerimiz Osmanlı ve Türkiye’nin en meşhur seslerinden Denizkızı Eftalya’yı anmak için sahne alıyor.
Çağlar Fidan, Nikos Papageorgiou ve Erhan Bayram 1900ler İstanbul’una damgasını vurmuş sanatçımızdan şarkılar icra edecek ve eşsiz hikayelerini bizimle paylaşacaklar.
Akşam boyunca devam edecek aralıklı performans eşliğinde Eftalya Hanım’ın zevklerinden esinlenmiş bir meyhane menüsü ve rakı sunulacak.
Etkinliğe katılmak için buradan bilet alabilirsiniz. İki kişilik falan yer kaldı.







Her şey geçer sen kalırsın ıssız bir yol gibi kendinle... Nice 27'lere 🎂🎂🍀🍀🎼🎼🍸🍸